DünyaGündem

Suriye İç Savaşı

Tarih 11 Şubat 2011’i gösterdiğinde otuz yıllık Hüsnü Mübarek diktatörlüğü yıkıldı. Bu süreç ile Ortadoğu diktatörlüklerin peş peşe yıkılmasına sebep olurken sıranın Suriye’ye ne zaman geleceğini herkes merak ediyordu. Ancak bunun 10 yıl süren bir Suriye İç Savaşı‘na döneceğini kimse düşünmemişti. Ülkenin %70’i Sünni Arap’tı ve olası bir seçim durumunda sonuç çok netti. Çevre ülkelerden zaten yoğun desteği olan Sünni çoğunluğun ülke yönetimini ele geçireceği zaten beklenen bir durumdu. Aşağıdaki haritada savaş öncesi etnik dağılımı görebilirsiniz.

Savaş öncesi Suriye demografik haritası
Savaş Öncesi Suriye Demografik Durumu

Suriye iç savaşı nasıl başladı?

İlk Kıvılcım

14 Ocak 2011’de Tunus da başlayan devrim rüzgarları tüm Ortadoğu’ya yayılmıştı. Mısır Devlet başkanı Hüsnü Mübarek de bu furya da devrilen diktatörlerdendi. Ortadoğuda bu süreç yaşanırken, Suriye’nin Dera ilinde iki kadın doktor kendi aralarında telefon ile konuşurken “Mübarek devrilmiş. Darısı başımıza” sözlerinin dinlemeye takılması üzerine El-Muhaberat tarafından tutuklanır. Ceza olarak da saçları kazıtılır.

Bu olayın yıllar sürecek bir savaşı başlatacağı kimsenin aklına gelemezdi. Bu doktor hanımların akrabası olan birkaç küçük çocuk okullarının duvarına o günlerde çok moda olan bir slogan yazdılar “eş-şeab yurid iskat en-nizam” yani “halk rejimi devirmek istiyor”…

Bu sloganları yazan çocuklar okul müdürünün konuyu El-Muhaberat’a ihbar etmesiyle tutuklandılar. Dera’nın ileri gelenlerinden birinin torunu olan bu çocuklar dedelerinin araya girmesine rağmen serbest bırakılmadı. Peygamber soyu olduğuna inanılan ve bölgede sözü geçen çocukların dedesine dönemin Dera istihbarat müdürü “gidin kadınlarınıza söyleyin yeni çocuklar yapsın” diyerek gelen temsilcileri aşağılar.

Bu olaydan sonra ki ilk Cuma günü Dera Hz. Ömer camisinde rejim karşıtı ilk gösteriler başlar. Suriye Hükümeti bu gösterileri silah zoru ile bastırmaya çalışınca etki tepkiyi doğurur ve tüm Suriye bu isyana alev alır.

Suriye iç savaşının yaygınlaşması

Dera’da başlayan bu isyan dalgası kısa sürede diğer Suriye illerine yayılmaya başlar. Suriye hükümeti ise protestolara 7 Mayıs 2011’de Banyas ve Humus’u, Temmuz 2011 de ise Deyruzzor ve Hama’yı abluka altına alarak karşılık verir.

O dönem Türk hükümeti ile Suriye’nin çok iyi ilişkileri vardır. Ortak bakanlar toplantısı dahi yapmışlardı. Bu olayların başlaması ile Türkiye ile Suriye arasında mekik diplomasisi başlar. Suriye’den Türkiye’ye yönelik ilk göçler de bu tarihlerde başlar. Türkiye’de ki göçmen sayısı 8 Bini bulmuştur. O dönemin Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hala Suriye yönetimi ile sık sık görüşmeye devam etmektedir. Detaylı okumak isteyenler için 15 Haziran 2011 Tarihli Basın Açıklaması

Suriye ve Türkiye İlişkilerinin Kopması

2011 yılının son aylarına kadar Suriye ile Türkiye arasında yakın ilişkiler devam eder. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu gerilimi azaltmak için sürekli görüşmeler yapar. Beşar Esad sorunların diyalog ve müzakere ile çözüleceği konusunda sözler verir.

Ancak bölgede diyalog ve barış istenmiyordu. Esad ve Erdoğan ne derlerse desinler savaş ve gözyaşı gelecekti. Bunun için ortaya meshepcilik .eyenler bu ilişkileri bozmak için ellerinden geleni yaparlar. Artık Suriye’nin arkasında İran ve onun en seçkin birlikleri rejiminin ilişkileri gerilmeye başlamıştı. Türk hükümeti, Suriye’den reform ve uzlaşma talep ederken, Suriye rejimi isyanları daha fazla güç ile bastırmaya çalışıyordu.

Suriyeli Muhalif güçlerin silahlanması

23 Ağustos 2011 tarihine geldiğimizde Suriye ordusundan ayrılan, kaçan, istifa eden artık adına ne derseniz öyle yapan bir grup subay Suriye muhalefetini silahlı bir harekete dönüşmüştür. Silahlı kanadın adı Özgür Suriye Ordusu olarak belirlenmiştir.

Merkezi olmayan ama neredeyse tüm Suriye’de etkin olan muhalefet Türkiye, ABD, Katar ve Suudi Arabistan tarafından desteklenerek güçlenmiştir. AB ve Birleşmiş Milletler nezdinde Suriye’nin gerçek temsilcisi olarak görülseler de savaşın ilerleyen aşamalarında nihai başarı gelmediğinden arkalarında ki güç 2014 yılı başı itibariyle yavaşça kendilerini terk etmiştir.

Özgür Suriye Ordusunu artık sadece Türkiye desteklerken, diğer ülkeler Suriye Rejiminin yıkılması için İŞİD diğer adıyla DAEŞ, YPG gibi terörist grupları desteklemiştir.

Suriye rejiminin durumu

1971 yılında askeri bir darbeyle Suriye’nin başına geçen Hafız Esad, 2000 yılında öldüğünde yerine oğlu Beşar Esad geçmiştir. İyi eğitim almış, donanımlı biri olan Beşar Esad Suriye de bir dizi reform hareketi başlatmıştır.

Komşuları ile iyi ilişkiler kurmaya çalışmıştır fakat Beşar Esad’ın Suriye’nin sadece %12 sini oluşturan Şii mezhebinin Nusayri kolundan olması adil bir seçimde nüfusun %80’nini oluşturan Sunni Arap çoğunluğa karşı hiçbir şansının olmaması anlamına geliyordu.

Batı devletlerin tepeden inme demokrasi talepleri bu nedenle karşılanmıyor ama bu da Suriye de bir huzursuzluğa sebep oluyordu. Arap Baharı’nın başlaması ile bunu fırsata dönüştürmek isteyen Sunni halk top yekun isyan ediyor buna karşılık İran destekli Lübnan Hizbullah’ı ve İran dan gelen silah ve milis desteği ile Beşar Esad yönetimi muhalefet direniyordu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı